03 Aralık 2019 Salı 18:59
Türkiye'de eğitim OECD ortalamasının altında

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD'nin, her 3 yılda bir yayınladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı raporuna göre, dünyanın eğitim şampiyonları Çin, Singapur, Makao, Hong Kong, Estonya, Kanada ve Finlandiya olurken, Türkiye, matematik, bilim ve okuma alanlarında 79 ülkede OECD ortalamasının gerisinde kalmaya devam etti. Türkiye 79 ülke arasında okuma alanında 40'ıncı, matematikte 41'inci, fen bilimlerinde ise 39'uncu sırada yer aldı.

Genel Sekreter Angel Guria, PISA Eğitim raporunun yeni sayısını OECD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Dünya genelinde OECD ülkeleri de dahil 79 ülkede, 15 yaşındaki 600 bin öğrenci üzerinde yapılan test ve araştırmaların ardından hazırlanan raporda, öğrencilerin matematik, bilim ve okuma alanlarındaki başarıları 6 derecede sınıflandırıldı.

PISA 2018 Raporuna göre, Türk öğrencileri her üç kategoride de yine OECD ortalamasının altında kaldı ancak gerileme de kaydetmedi. Türkiye'den çok az sayıda öğrenci, bu üç alandan en az birinde 5 ve 6'ıncı seviyeyi geçebillirken, küçük bir grup öğrenci de en düşük iki seviye olan 1 ve 2'nin altında kaldı.

PISA raporunda bu yıl, uzmanlar özellikle okuma yeterliliği konusuna eğildi. OECD eğitim puanı ortalaması okumada 487, matematik ve fen bilimlerindeyse 489 olarak ortaya çıktı. Türkiye 79 ülke arasında okuma alanında 466 puanla 40'ıncı, matematikte 454 puanla 41'inci, fen bilimlerindeyse 468 puanla 39'uncu sırada yer aldı.

PISA 2018 Raporu'na göre, okuma, matematik ve fen bilimleri alanında dünyanın en başarılı öğrencileri Çin (Pekin, Şangay, Jaingsu, Zhejian) ve Singapur. Ortalamada, Pekin, Şangay, Jiangsu ve Zhejiang (Çin) ve Singapur'daki öğrenciler diğer ülke öğrencilerini açık farkla geçti.

"Okuma"da en iyi ve en kötüler

Dünyada pek ülkenin önem verdiği ve sonuçlarını merakla beklediği "Okuma" kategorisinde Çin 555 puanla birinci, Singapur 549 puanla ikinci, Çin Makao'su 525 puanla 3'üncü, Hong Kong 524 puanla 4'üncü, Estonya 523 puanla beşinci, Kanada 520 puanla 6'ıncı oldu.

Filipinler, Dominik Cumhuriyeti, Panama, Kosova, Fas, Gürcistan, Lübnan, Suudi Arabistan, Endonezya, Kazakistan, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Tayland, 400 puanın altına düşerek listenin sonunda yer aldı.

"Matematik"te en iyi ve en kötüler

Matematik'te, Çin 591 puanla birinci, Singapur 569 puanla ikinci, Çin Makao'su 558 puanla 3'üncü, Hong Kong 551 puanla 4'üncü, Tayvan 531 puanla beşinci, Japonya 527 puanla 6'ıncı oldu.

Filipinler, Dominik Cumhuriyeti, Panama, Kosova, Fas, Gürcistan, Lübnan, Suudi Arabistan, Endonezya, Kazakistan, Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Kuzey Makedonya 400 puanın altına düşerek liste sonunda yer aldı.

"Fen Bilimleri"nde en iyi ve en kötüler

Fen bilimlerinde , Çin 590 puanla birinci, Singapur 551 puanla ikinci, Çin Makao'su 544 puanla 3'üncü, Estonya 530 puanla 4'üncü, Japonya 529 puanla 5'inci, Finlandiya 522 puanla 6'ıncı sırada ye raldı.

Bilim alanında Filipinler, Dominik Cumhuriyeti, Panama, Kosova, Fas, Gürcistan, Lübnan, Suudi Arabistan, Endonezya, Kazakistan, Azerbaycan, Bosna Hersek 400 punın da altına düşerek sonunculuğu paylaştı.

TÜRKİYE RAPORU:

Okuma yeterliliği

PISA Raporu Türkiye verilerine göre, Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 74'ü okuma alanında 2'inci seviyenin üzerine çıktılar. Bu rakam OECD genelinde yüzde 77. Ancak Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 3'ü okuma konusunda en iyi performansı göstererek 5 ve 6'ıncı seviyeye ulaştı. OECD ortalamasında bu rakam yüzde 9.

Matematik yeterliliği

Türkiye raporunda, Türk öğrencilerin yüzde 63'ü matematik kategorisinde, yüzde 2 seviyesi ve üzerine çıkabildi. Matematikte, en azından 2'inci seviye ve üstüne ulaşan öğrencilerin OECD ortalaması yüzde 76. Dünyadaki durumla karşılaştırıldığında, matematik alanında 15 yaşındaki gençlerin çok ciddi farklılıklar gösteren skorlar elde ettiği anlaşılıyor. Örneğin en yüksek puanı alan Çin'de (Pekin, Şangay, Jaingsu ve Zhejiang) yüzde 98, en düşük Zambiya'da ise bu oran yüzde 2.

Matematik alanında Türk öğrencilerin yalnızca yüzde 5’i en yüksek seviye olan 5 ve 6'ıncı sıralamaya ulaşabildi. Bu seviyede birinciliğe yüzde 44 ile Çin yerleşti. Çin'i yüzde 37’yle Singapur, yüzde 29’la Hong Kong, yüzde 28’le Çin Makao'su, yüzde 23’le Tayvan, yüzde 21’le de Güney Kore izledi.

Fen Bilgisi yeterliliği

Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 75'i Fen Bilimleri'nde 2 veya daha yüksek seviyeye ulaştı. Bu alanda OECD ortalaması ise yüzde 78. Listenin yukarısına bakıldığında, Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 2'si en iyi performansı gösterdi, 5 ve 6'ıncı seviyeye ulaştı. Bu rakam OECD ortalamasında yüzde 7 oranında gerçekleşti.

Performans eğilimi

Bu yılki rakamlar, önceki PISA sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, Türkiye'nin PISA 2018'deki performansı, 2009 ve 2012'dekinden önemli ölçüde farklılık göstermiyor. Raporda, 2003-2018 yılları arasında karşılaştırma yapıldığında, matematik ve bilimde giderek yükselen bir eğri görülebiliyor. Özellikle matematikte, en alt seviyedeki öğrencilerin performanslarının, orta seviyeye doğru yükselme gösterdiği anlaşılıyor. Türkiye'de özellikle orta öğretimde yükselme eğilimi görüldüğüne dikkat çekiliyor.

Sosyo-ekonomik eşitlik durumu

PISA 2018 Türkiye Raporu'na göre, Türkiye'deki sosyo-ekonomik açıdan avantajlı öğrenciler, diğerlerine oranla daha iyi bir performans gösteriyor. Yani başka bir deyişle, varlıklı ailelerin çocukları, diğerlerine oranla daha başarılı olma şansına sahip.

Okuma dalında, OECD ortalamasını yakalayan Türk öğrencilerde, sosyal ve ekonomik durumu iyi olanlarla olmayanlar arasındaki fark 76 puan. Bu rakam OECD ortalamasında 89 puan. PISA 2009 raporunda, OECD ortalaması 87 puan iken, Türkiye'de bu fark 92 puan seviyesinde gerçekleşmişti.

Dünya sıralamsına gelince, okuma alanında, varlıklı öğrencilerin yüzde 9'u, gelir seviyesi düşük ailelerden gelen çocukların ise yüzde 1'i en yüksek seviyede, yani 5 ve 6'ıncı seviyede başarı gösterdi. OECD ülkeleri içinde, varlıklı çocukların yüzde 17'si, görece daha yoksul ailelerden gelen çocukların ise yüzde 3'ü okuma konusunda en iyi performansı yakaladı.

Tüm PISA katılımcı ülkelerinde, sosyo-ekonomik durum, fen bilimleri ve matematikte öğrencilerin başarısında, çok daha önemli bir etken olarak ortaya çıkıyor. Bu etken, Türkiye'nin matematik ve fen bilimlerindeki başarısında yüzde 11 oranında değişim yaratıyor. Bu rakam OECD genelinde matematikte yüzde 14, fen bilimlerinde ise yüzde 13 olarak gerçekleşiyor.

"Türkiye'de yoksulluk kader değil"

Ancak Türkiye'den katılan görece yoksul ailelerden gelen öğrencilerin yüzde 15'i, en yüksek seviyede, OECD ortalamasının üzerinde başarı sergileyerek, eşitsizliğin bir kader olmadığını gösteriyor. OECD ülkelerinde yoksul öğrencilerin en yüksek seviyede başarı gösterme oranı yüzde 11'de kalıyor. PISA raporunda Türkiyeli öğrencilerin bu farkına dikkat çekiliyor ve "Türkiye'de yüksek ve çok yüksek performans gösteren öğrencilerin, OECD ortalamasının da üzerinde, aynı okullarda kümelenmiş olması da dikkat çekicidir" ifadesi yer alıyor.

Türkiye'de gelir düzeyi düşük aileden gelen her 20 öğrenciden 1'i, gelir düzeyi yüksek aileden gelen her 50 öğrenciden 1'i yüksek eğitimini bitirmeyi beklemiyor.

Cinsiyet eşitsizliği

PISA 2018'e katılan tüm ülkelerde, kızlar OECD ülkeleri genelinde ortalama 30 puan alarak erkekleri okumada alanında önemli ölçüde geride bırakıyor. Rapordaki diğer önemli bir tespit ise, kızlar fen bilgisinde, erkekler ise matematikte daha iyi sonuçlar elde ettiler.

Okumadaki cinsiyet farkı OECD ortalamasına yaklaşarak 25 puan olarak gerçekleşiyor. Erkek ve kız öğrenci arasındaki boşluk, PISA 2009'da, kızlar lehine 43 puana kadar yükselmişti.

Türkiye'de kızlar matematikte, erkek öğrencilere yakın puanlar aldı. OECD ülkelerinde erkek öğrenciler matematikte kızların 5 puan üstünde skor elde etti.

Kızlar Fen bilgisinde, OECD genelinde ve Türkiye özelinde erkeklerden daha iyi skor elde etti. Fen bilimlerinde kızlar erkekleri OECD'de 2 puan, Türkiye'de ise 7 puan geride bıraktı.

PISA Raporu nedir?

Bütün dünyada hükümetlerin önem verdiği ve merakla beklediği, her 3 yılda bir açıklanan PISA Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı raporu, 1990'larda OECD üyesi ülkelerin, örgütten eğitim durumlarının tespit edilmesini istemeleriyle doğdu. Eğitim alanında köklü bir çalışma başlatan OECD, 2000 yılında yaptığı araştırmaların sonuçlarını içeren ilk PISA raporunu 2001 yılında yayınladı. İlk yayından itibaren PISA raporu hem geniş kitlelerin hem de eğitim alanında çalışan bilim adamlarının güvenini kazandı. Her 3 yılda bir hazırlanan rapor, 32 ülkede başladı, bugün dünya ekonomisinin yüzde 80'ini oluşturan 79 ülkeye kadar yükseldi. Artık her ülke, genel eğitim planlaması, problemlerin çözümü ve sonuçların diğer ülkelerle karşılaştırması için PISA raporunu baz alıyor.

PISA, üye ülkelerin Milli Eğitim Bakanları aracılığıyla, kamu bütçesinden ayrılan payla karşılanıyor. Ankete dahil olabilmek için OECD üyesi olmayan ülkeler, hazırlıkların tamamlanması için 2 yıl önceden kayıt yaptırmak zorundalar.

voa

Anahtar Kelimeler:
PISA 2018 Eğitim Raporu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.