09 Şubat 2020 Pazar 18:01
Dolar kuru neden yükseliyor?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, dolar kurundaki yükseliği değerlendirdi. Dolar kurundaki yükselişin istikrarlı bir görünüm içinde olduğunu ifade eden Mahfi Eğilmez, "ABD – Çin ticaret savaşı birinci faz anlaşma öncesinde USD/TL kuru üzerinde düşürücü etki yapıyordu, iki ülkenin birinci fazda anlaşması bu kez kuru yükseltici etki yapmaya başladı. Mesele bir süre bu noktada kalırsa kur üzerindeki artırıcı etkinin ortadan kaybolacağını, iki ülkenin ikinci fazda da anlaşmaya yönelmesi halinde bunun kurda yeniden artırıcı etki yapacağını düşünüyorum" yorumunda bulundu.

ABD dışındaki depremler ve doğal afetlerin de son bulmasıyla Dolar/TL kurunun düşeceği kanısında olduğunu belirten Eğilmez, "Bununla birlikte coronavirüsün etkilerinin çok çabuk ortadan kalkmayacağı gerçeğinden yola çıkarsak bu olayın Dolar/TL kurunu yükseltmeye devam edeceğini söylemek doğru olur. Diğer ekonomilerin sorunları buraya kadar saydıklarımızdan daha karmaşık etkilere sahip olduğu için bu konuda net bir yorum yapmak oldukça zor" dedi.

Dolar/TL kurunda enflasyonun üzerindeki artışların, Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini vurgulayan Eğilmez, "Bizde faiz, yalnızca enflasyonu değil, onu da etkileyen döviz kurunu denetim altında tutmanın bir aracıdır. O nedenle enflasyondaki düşüşün baz etkisinden kaynaklandığını ihmal eden Merkez Bankasının reel faizi negatife çeken indirimleri, dövize talebi etkileyerek kurun yükselmesine yol açan etkenler arasına girdi" yorumunda bulundu.

Mahfi Eğilmez'in "Dolar Kuru Niçin Yükseliyor?" başlıklı yazısı şöyle:

Dolar Kurunun Yükselişi

Uzunca bir süre sakin duran USD/TL kuru son üç haftada yükselişe geçti. Bu yükselişin hem dışarıdan hem de içeriden kaynaklanan nedenleri var. Bir başka ifadeyle dolar yalnızca TL’ye karşı değil diğer para birimlerine karşı da yükseliyor. 7 Ocak’ta 95,6 olan Dolar Endeksi[i] (DXY), 7 Şubat’ta 98,7’ye yükselmiş bulunuyor.

Dolar Kurunun Yükselişinin Başlıca Nedenleri

(1) ABD – Çin ticaret savaşı birinci faz anlaşma öncesinde USD/TL kuru üzerinde düşürücü etki yapıyordu, iki ülkenin birinci fazda anlaşması bu kez kuru yükseltici etki yapmaya başladı. Mesele bir süre bu noktada kalırsa kur üzerindeki artırıcı etkinin ortadan kaybolacağını, iki ülkenin ikinci fazda da anlaşmaya yönelmesi halinde bunun kurda yeniden artırıcı etki yapacağını düşünüyorum. (2) ABD ekonomisinden gelen iyi haberlerin kurda yarattığı artırıcı etki ancak olumsuz haberler gelmeye başlarsa düşürücü etkiye dönüşecektir. (3) ABD dışındaki depremler ve doğal afetlerin yükselttiği USD/TL kurunun, bu deprem ve doğal afetlerin son bulmasıyla düşeceği kanısındayım. Bununla birlikte koronavirüsün etkilerinin çok çabuk ortadan kalkmayacağı gerçeğinden yola çıkarsak bu olayın USD/TL kurunu yükseltmeye devam edeceğini söylemek doğru olur. (3) Diğer ekonomilerin sorunları buraya kadar saydıklarımızdan daha karmaşık etkilere sahip olduğu için bu konuda net bir yorum yapmak oldukça zor. (4) ABD, Suriye ve Libya’da başlangıçtaki aktif konumunu bıraktığı için önceleri kurun düşmesine yol açan siyasal görünüm sonraları tam tersine kurun yükselmesine neden olmaya başladı. Bu iki ülkedeki gelişmelerin kura etkisi olayların hangi yönde gideceğine ve Türkiye'yi ne kadar etkileyeceğine bağlı olarak değişiklik gösterecek. Savaşların bitmesi TL’ye değer kazandıracağı için USD/TL kuru gerileyecektir. Tersi olur da savaşlar daha da yoğunlaşmaya yönelirse USD/TL kuru artacaktır. (5) Enflasyon ve faizdeki gerileme daha fazla yatırım yapılmasını teşvik edecek şekilde etki yaparken son dönemde görülen ters baz etkisiyle yükselmeye başlayan enflasyonun kur üzerinde yükseltici etki yapması söz konusu olabilir.

NE YAPMAK GEREKİR?

Bu aşamada iki konuyu bir kez daha vurgulamakta yarar var: (1) USD/TL kurunda enflasyonun üzerindeki artışlar, Türkiye ekonomisini, enflasyonun üzerindeki faizden daha olumsuz etkilemektedir. (2) Bizde faiz, yalnızca enflasyonu değil, onu da etkileyen döviz kurunu denetim altında tutmanın bir aracıdır. O nedenle enflasyondaki düşüşün baz etkisinden kaynaklandığını ihmal eden Merkez Bankasının reel faizi negatife çeken indirimleri, dövize talebi etkileyerek kurun yükselmesine yol açan etkenler arasına girdi.

Geçmişte birçok kez dile getirdiğimiz reel faizin eksi düzeye inmesinin ciddi sıkıntılara yol açabileceği meselesini bir kez daha vurgulamakta yarar var. Merkez Bankasının son dönemde yüzde 11’in altına düşürdüğü ortalama fonlama maliyetini zaman geçirmeden yüzde 12’ye yükseltmesi, politika faizini iki yönde de esnek olarak kullanılabilen bir araç haline getirmesi ve baskılanan mevduat faizlerinin serbest bırakılması zorunlu görünüyor.

Yeniçağ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.