03 Haziran 2021 Perşembe 14:29
Erdoğan'ın eski danışmanı: Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor, netice de alamıyor!

Karar yazarı Akif Beki, geçmişte danışmanlığını yaptığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “koalisyon hükümetlerini” kastederek kullandığı “Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor, netice de alamıyor” ifadesini eleştirdi.

Beki, “Koalisyonlar geride kaldıysa bu ne!” başlıklı yazısında önceki akşam TRT ekranına çıkan Erdoğan’ın şu sözlerini hatırlattı:"Parlamenter demokrasi artık bizim için mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan koalisyonlarla iç içe sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz. Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor, netice de alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor."

Akif Beki'nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Cumhurbaşkanı, TRT yayınında parlamenter demokrasiye niye dönmememiz gerektiğini şöyle anlattı:

“Parlamenter demokrasi artık bizim için mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan koalisyonlarla iç içe sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz. Türkiye çok partili sistemden huzur bulamıyor, netice de alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor.”

“Çok partili sistem” diyor ama “çok partili hükümet”i kastettiği anlaşılıyor.

Yoksa ‘tek parti rejimi’ne özlem duyduğu sonucu çıkar ki, ‘CeHaPe zihniyeti’ diye kötülediği şey bu.

Demokratik gelişme sürecimiz, mutlakiyetçi padişahlık idaresinden onu anayasa ve meclisle sınırlandıran meşrutiyet rejimine, oradan da tek parti dönemi ve çok partili sisteme doğru ilerledi. Binbir mücadeleyle...

Çok partili sisteme geçişe CHP bile direnemedi. Önünü, ‘tek adam’ İnönü açtı.

Erdoğan, milletimizin tek parti rejimine geri gitmek, demokratikleşme tarihimizi tek adamcılığa doğru terse cevirmek istediğini söylemiş olamaz.

Darbe yönetimleri bile bunu başaramadı. Sandığı ve çok partili seçimleri milletin önüne geri koymak zorunda kaldılar.

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın kastı, çok partili demokrasiden tek partili rejime geri dönmek ve bununla övünmek değildir.

Yalnız, muhalefetin parlamenter sisteme dönüş çağrısını, tek başlılık sisteminden çok başlılığa geri dönmek gibi gördüğü açık. Ve bunu niye tehlikeli bulduğunu ifade ediyor.

“Devlet idaresine istikrarı getirdik” cümlesi de bunu vurgulamıyor mu?

Fakat şu anda iktidarda tek parti yönetimimi var?

Koalisyon dönemleri geride kaldıysa AK Parti, MHP ile niye seçim ittifakı kuruyor?

Perinçek’in Vatan Partisi, iktidara dışarıdan destek veren ortak rolü oynarken kendi kendine mi gelin güvey oluyor?

Ayrıca İYİ Parti ile Saadet’i Cumhur İttifakına katma ihtiyacı nereden doğdu?

Çalkantılı, bunalımlı ve istikrarsız 90’lı yıllarda bile en fazla üç partili koalisyonlar görüldü.

Onlar çok başlıydı, millete huzur vermiyordu da beş partili ittifak mı tek başlı oluyor, millete huzur ve devlete istikrar sağlıyor?

Cumhurbaşkanlığı sistemi, koalisyonları bitirme vaadini yerine getiremedi. Yetkileri tek elde toplarken tek partinin iktidara gelme ihtimalini de bitirdi.

Sistem, cumburbaşkanını tek yetkili yaptı ama bu tekelini çok ortakla paylaşmaya da muhtaç ve mahkum etti.

Kaldı ki emniyet müdürünün İçişleri Bakanı’na meydan okuması, Bakan’ın İstanbul emniyetine söz geçirememekten yakınması, Adalat Bakanı’yla İçişleri Bakanı’nın örtük suçlamalarla atışması, bakan ve bürokratların birbirleriyle ters düşüp sürtüşmesi ancak koalisyonlarda mümkün olurdu.

İttifak partileri arasındaki görüş ayrılıklarını bırakın, bu tür çatışma ve gerginliklere artık AK Parti içinde rastlanıyor. Ayyuka çıktı, bütün cihan biliyor.

Bilmezden gelerek nereye kadar!"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.