14 Temmuz 2019 Pazar 13:50
'Hükümet sistemi iflas bayrağını çekti'

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Orhan Bursalı, bugünkü köşe yazında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile iktidar partisinin kendi içerisindeki durumunu köşesine taşıdı. 

Bursalı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir yılda iflas bayrağını çektiğini ve bir kısım AK Partililerin de bunu çok net görerek iktidarı kurtarabilmek için değişiklik istediğini belirtirken, "AKP demek parasal işler demek. Paraya hâkim olacaksın, parayı yöneteceksin, para hacmini ve dönüşümünü ve dağıtımını kontrol edeceksin..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 30’a yakın şirketini bırakmıyorlar. Çünkü paranın ahlakla ilgisi yok bunlar için..
Halk tarafından süpürüldüler ama kene gibi paraya -‘kan’a- yapışmış durumdalar."
dedi.

Bursalı, "yaşadığımız ekonomik ve siyasal tüm olaylar önümüze bir erken seçimi koyma potansiyeline sahip" diyerek, muhalefet partilerine sanki yarın seçim olacakmış gibi yoğun bir çalışmaya girme çağrısında bulundu.

Orhan Bursalı'nın yazısı şöyle:

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yani ülkemizde tüm erkleri, parayı, kurumları şirketleri, ekonomik hayatı, üniversiteleri, yargıyı, medyayı artık aklınıza ne gelirse bir tek adama bağlayan sistem bir yılını doldurdu ve sistem iflas bayrağını çekti. Sarayda sallanan o bayraktır, iktidar ve ortağı ve yandaşları bunu görmüyor veya görmezlikten geliyor olabilirler, ama dışarıdan çok net gözüküyor. 
AKP’lilerin bir kısmı bunu çok net görüyor ve iktidarı kurtarabilmek için değişiklik istiyor, fakat istedikleri, milletvekilleri açısından bakarsak, hükümet üyeleri üzerinde daha fazla söz ve nüfuz. Çünkü geldikleri seçim çevrelerinin taleplerine yanıt verecek bir şeyler yapmak ihtiyacındalar ve üzerlerinde çok baskı var, seçmeni buna alıştırmışlar.. 
Şüphesiz il yönetimleri de aynı baskı içindeler.. Fakat onların da elinin altında büyükşehir belediyeleri kaydıkça tabanla ilişkileri zayıflıyor.. Bugüne kadar da sahip oldukları ve kontrol ettikleri ekonomik olanakları esas olarak eşe dosta, parti yandaşlarına, partinin aynı zamanda para kaynaklarına dağıtma politikaları nedeniyle halkı unuttular, adeta kendi içlerinde bir ekonomik dağıtım şirketi gibi bir mekanizmaya dönüştüler. 
ANAP için artık ANAP şirketi deyimini kullanıyorduk. Burada da AKP AŞ’den rahatça bahsedebiliriz.

KENE GİBİ PARAYA YAPIŞTILAR

AKP demek parasal işler demek. Paraya hâkim olacaksın, parayı yöneteceksin, para hacmini ve dönüşümünü ve dağıtımını kontrol edeceksin..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 30’a yakın şirketini bırakmıyorlar. Çünkü paranın ahlakla ilgisi yok bunlar için..
Halk tarafından süpürüldüler ama kene gibi paraya -‘kan’a- yapışmış durumdalar. 
Düne kadar halkın bankalardan borçlanmasını sağladılar, kredi kartı bolluğu içinde borcuna alışveriş yapması olanaklarını yarattılar. Çünkü dolar dünyada çok ucuz ve boldu ülkeye de akıyordu. 
Eh, bunun yanı sıra seçimlerde kömürdü, yiyecek paketleriydi, ucuz olduğu zamanlarda çeyrek altındı, göster oyunu al parayı, işti-mişti gibi hem sadaka toplumu faaliyetleri hem de yabana atmadan söylersek yoksullara özellikle kadınlara sağlık ve çocuk başına parasal hizmetlerle destek çıkmalar, sağlık sektöründeki halkın hoşuna giden ve yararlandığı yeniliklerle idare ettiler. 
O zamanlar cicim aylarıydı ve değirmenin suyu dışarıdan akıyordu. 400’e varan AVM adındaki tüketim tapınakları da yeni bir hayal, hayat sundu. 
Bu saadet zincirinin kopmaya başlamasıyla bu cicim ayları sona erdi. Kitlesel pahalılık ve yoksulluk tüm ülkeyi sardı. Çünkü toplumun büyük kesimi orta ve altı gelirliydi. 17 milyon yoksulluk sınırı ve altında yaşayan ve üstelik 5 milyon işsiz ve milyonlarca genç işsizi doyurmak, bugüne kadar biriktirdiklerine varsayabileceğimiz yüz milyarlarca lirayı dağıtsanız mümkün değildir.

SİSTEM İFLAS BAYRAĞINI ÇEKTİ

İl yönetimleri ve milletvekilleri bu nedenle çaresizlik batağındalar. Devlette de para suyunu çekti. 
Tek adam sisteminin iflasıdır ekonomik kriz ve artan yoksulluk. 
Lider bir yıllık sistemi başarılı buluyor ve ama bazı ufak tefek aksaklıkları düzeltelim diyor. Ortağı, hiç dokunmayalım diyor, çünkü başarısızlıkların kendisini durmadan büyüteceği gibi bir siyasi ütopya içinde; çünkü geliştireceği ülke yararına bir başka siyaseti ve anlayışı yok. 
Bu sistem otoriterdir ve ülkeyi iç ve dış ilişkilerde büyük bir açmaza sokmuştur. 
Her gün hop oturuyoruz hop kalkıyoruz. 
Her gün piyasalar gelen bir haberle sarsılıyor, dolar fırlıyor, biraz daha yoksullaşıyoruz; sonra durdu normale dönüyoruz gibi olurken yeniden sarsılan bir ülkeye uyanıyoruz..

ORTAĞI ‘TAMAM’ DİYEBİLİR HER AN

Sözde koalisyonlar dönemi bitecekmiş, bu o zamanda büyük bir yalandı ve RTE iktidarı MHP ile koalisyon sayesinde ayakta kalıyor.Ortağı bu işten artık benim bir kazancım olmuyor dediği anda, RTE’nin sistemi çökmüş demektir. 
Meclis cumhurbaşkanı seçimlerini yenileme kararı alabilir. 
Her ne kadar ortak seçim meçim yok dese bile, yaşadığımız ekonomik ve siyasal tüm olaylar önümüze bir erken seçimi koyma potansiyeline sahip.
CHP (ve tabii ki diğer müttefiki partiler), sanki yarın seçim olacakmış gibi yoğun bir çalışmaya girmeli. 
CHP’de bir hareket var..
İktidarı gerçekten devralmanın ana manivelası, seçimlerden önce de birkaç kez yazdığım gibi yerel yönetimlerden geçiyor. 
Yerelde demokrasi ve çok başarılı ekonomik yönetim, iktidara son darbeyi indirecek sonuç üretecektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Çetin bayraktar 2019-07-15 16:39:40

Akp bu ülkenin görebileceği en kötü iktidar dır bunlar her türlü pisliği yaparlar artık harami moduna girmiş durumdalar ne seviyeleri var nede utanmaları var