21 Mayıs 2020 Perşembe 17:06
İYİ Partili Nuri Okutan: Hükümetin Baro Yapısını Değiştirme Planı, Bir FETÖ Projesidir

İYİ Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Nuri Okutan, iktidarın baro ve meslek kuruluşlarına ilişkin seçim usulünü değiştirme hazırlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okutan “Hükümetin baro yapısını değiştirme planı bizlere, baroların bu mücadelesinden rahatsız olduklarını düşündürüyor. Hatırlatmak isterim ki, bu husus daha önce de ortaya atılmış bir FETÖ projesiydi. O zaman belirli değişikliklere göz yumarak ülkemizde vahim hadiseler yaşanmasına sebep olanları uyarıyoruz. İYİ parti olarak, bu değişikliklerin tam da karşısındayız!” açıklamasında bulundu.

Okutan'ın açıklaması şöyle:

Değerli Basın Mensupları,

İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde, zorlu koşullarda görev yapan siz değerli basın mensuplarına, burada bulunduğunuz için ayrıca teşekkür ediyorum. Salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, tedavi gören hastalarımıza acil şifalar diliyorum.

Koronavirüs salgını hayatımıza sadece sağlık alanından girmedi. Başta ekonomi olmak üzere tarımdan tutun da pek çok alanda etkilerini görüyoruz. Bizler, bize hükümet edenlerin, bu konularda etkili çözüm üretmelerini bekleriz. Onların göreve getirdikleri kadroların da bu çözümleri uygulamalarını bekleriz. Ancak, son dönemde sorunlara çözüm yerine, Cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk’ün vasiyeti olan Türkiye İş Bankası hisseleri, baroların yapısı gibi konular gündeme geliyor. Bu nedenle biz de İYİ Parti Seçim ve Hukuk İşleri Başkanlığı olarak bu konulardaki görüşümüzü aracılığınızla aziz milletimize ve kamuoyuna sunmak istiyoruz.

SEÇİM SİSTEMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE İLLERDE “ÇOKLU BARO” KURULMASI BAROLARIN BAĞIMSIZLIĞINA ZARAR VERİR

Son zamanlarda medyada hükümet tarafından başta barolar olmak üzere meslek kuruluşlarının yapısı, yetkileri ve seçim sistemi hakkında köklü değişiklikler yapılacağına yönelik iddialar yer alıyor. Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, baroların seçim yöntemiyle ilgili düzenlemenin en kısa zamanda Meclis’e sunulması gerektiği hakkında bir beyanda bulundular.

Seçim sisteminin değiştirilmesi ve illerde “çoklu baro” kurulması yönündeki bu beyanda belirtilen değişikliklerin, hukuk devleti ve adaletin sacayaklarından biri olan baroların bağımsızlığına zarar vereceği düşüncesindeyiz. Barolar özelinde diğer benzer meslek örgütleri de Cumhuriyetin bir kazanımı olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Bu meslek kuruluşlarını etkisiz yahut işlevsiz hale getirecek, parçalayacak ve hatta yok edecek bu düzenlemeler Cumhuriyetin kuruluş felsefesine de aykırıdır.

HÜKÜMETİN BARO YAPISINI DEĞİŞTİRME PLANI, DAHA ÖNCE DE ORTAYA ATILMIŞ BİR FETÖ PROJESİYDİ

Avukatlık Kanunu’nun 1.maddesinde belirtildiği üzere; “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder” Barolar, demokratik hukuk devletinin, ülkemizde mevcut olmasa da hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma ve savunma hakkının yegâne ve vazgeçilmez unsurlarıdır.

Ülkemizde barolar, kanunların kendilerine verdikleri yetkiye dayanarak; işkenceyle, insan hakları ihlalleriyle, çocuk istismarıyla, maalesef çağdaş ve günümüze uygun bir düzenlemesi bulunmayan hayvan hakları ihlalleriyle, kadına şiddetle ve bunun gibi hükümetin hiçe saydığı birçok hukuka aykırılıkla mücadele etmektedir.

Hükümetin baro yapısını değiştirme planı bizlere, baroların bu mücadelesinden rahatsız olduklarını düşündürüyor. Hatırlatmak isterim ki, bu husus daha önce de ortaya atılmış bir FETÖ projesiydi. O zaman belirli değişikliklere göz yumarak ülkemizde vahim hadiseler yaşanmasına sebep olanları uyarıyoruz. İYİ parti olarak, bu değişikliklerin tam da karşısındayız!

Baroların yapısında yapılacak değişikliğin yalnızca avukatları değil, bütün vatandaşlarımızı ilgilendirdiği hususunu kamuoyuna hatırlatıyor; son yıllarda neredeyse tamamen ortadan kaldırılan ‘bağımsız ve tarafsız yargı erkinin’ son ayağı olan baroların, bu şekilde bir değişiklikle tek adam sistemine uyarlanmaya çalışılmasına karşı sonuna kadar itiraz ediyoruz.

TÜRKİYE İŞ BANKASI HİSSELERİNE HÜKÜMET TARAFINDAN MÜLKİYET HAKKI KAPSAMINDA DA EL KONULAMAZ

İkinci olarak belirtmek istediğim husus, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetidir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün; 5 Eylül 1938 tarihinde kendi el yazısı ile hazırladığı ve vefatından sonra 28 Kasım 1938 tarihinde Ankara 3 üncü Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan vasiyetnamesinde yer alan tüm hususlar yerine getirilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün vasiyetnamesi gereğince Türkiye İş Bankasında yüzde 28,09 oranında hisseye sahiptir.

Bu durumu hukuken ele aldığımızda, vasiyetnamenin İptalinin söz konusu olmadığını görüyoruz. Kanunda belirtilen ehliyetsizlik, irade sakatlığı gibi vasiyet iptali şartları söz konusu dahi olmayacağına göre vasiyetin hukuken iptali mümkün değildir. Mülkiyet Hakkı açısından bakıldığında, mülkiyet hakkının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu ve diğer mevzuatımızla koruma altına alındığını biliyoruz.

Atatürk’ün vasiyetnamesi ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne devredilen Türkiye İş Bankası hisselerine hükümet tarafından mülkiyet hakkı kapsamında da el konulamaz. Siyasi Partiler Kanunu açısından baktığımızda da, hisseler üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçekleştirdiği bir ticari faaliyet olmadığından ve gelirinin doğrudan Türkiye İş Bankası tarafından Türk Tarih Kurumu’na ve Türk Dil Kurumu’na aktarılması dolayısıyla bu açıdan da hisselerin hazineye devredilmesi hukuka aykırılık teşkil eder.

Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. Miras hukukta hem miras bırakana, hem de mirasçıya tanınmış, sınırları belli açık ve net bir haktır.

Kaldı ki burada, mirası bırakan Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mirasının tartışma konusu olması, Atatürk’ün maneviyatına saygısızlık ve hakarettir. Diğer yandan, son derece açık ve net olan bir vasiyetin usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi, yarın bir gün önümüze başka vasiyetlerin de yerine getirilmemesi şeklinde çıkar. İYİ Parti olarak bunu kabul etmemizin mümkün değildir.

BÜTÜN KADROLARIMIZLA MEMLEKETİMİZ İÇİN ÇÖZÜM ÜRETİP MEMLEKET MASASINA SUNMAYA HAZIRIZ

Size dağıtılacak raporlarda yukarıda bahsettiğim hususların yasal dayanakları ile ilgili ayrıntılı bilgi mevcuttur. İYİ Parti olarak her iki konuda da tavrımız nettir. Bu bağlamda Ak Parti Yönetimi, bize hükümet edenleri ve onların göreve getirdiği kadroları gündemi bu konularla daha fazla meşgul etmemeye davete diyorum. Bunun yerine, çiftçimizin, esnafımızın, çalışanların sorunlarına eğilip kısa ve uzun vadede sorunları çözecek öneriler getirmeye davet ediyorum.

Eğer çözüm önerileri getirmekte zorlanıyorlarsa ve bu nedenle bu tür gündem yaratma derdine düşüyorlarsa, o zaman da Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in “Memleket Masası” önerisini değerlendirmeye davet ediyorum.

İYİ Parti olarak, bütün kadrolarımızla memleketimiz için çözüm üretip Memleket Masasına sunmaya hazırız.

Anahtar Kelimeler:
Nuri Okutan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.