20 Eylül 2020 Pazar 11:35
Kızı şeyhin istismarına uğrayan anne ilk kez konuştu

Saymaz, Fatih Nurullah’ın adına İstanbul, Sakarya ve Yalova’da çok sayıda ev ve arsa olduğunu ve tarikatın adeta bir “holdinge” dönüştüğünü söyledi.

İsmail Saymaz’ın “İstismarcı şeyh emlak zenginiymiş” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:Bu diyalogda, gerçekliği kuşku götürmeyen tek bir bilgi var; o da Şağban’ın emeklilik hakkı kazanmış olması. Gerçekten de Şağban, Akyazı jandarması ve başsavcılığındaki ifadesinde, emekli olduğunu, aylık 8-10 bin TL gelirinin bulunduğunu söylüyor.

Şağban’ı tanıyanlar, geçmişte Şişli’de alçıpan işi yaptığını hatırlatıyor. Şimdilerde, biri imam nikahlı olmak üzere iki eşi ve beş çocuğu olduğu düşünülürse, emekli maaşıyla ancak evinin masrafını karşılayabilir.

Fatih Nurullah takma adını kullanan Uşşaki tarikat lideri Eyüp Fatih Şağban’ın istismar ettiği 12 yaşındaki kız çocuğunun annesi ilk kez konuştu.

İstismarı nasıl fark ettiğini anlatan anne, çocuklarını tarikatlara emanet edenlere çağrıda bulundu. Olayın ortaya çıkmasından sonra tarikat müritlerinin saldırısına uğrayıp kolu iki yerden kırılan baba ise, istismarcı şeyhin iddialarına yanıt verdi.

“FOTOĞRAFI ASINCA ORTAYA ÇIKTI”

İlk kez konuşan annenin anlattığına göre şeyhin fotoğrafının eve asılmasıyla ortaya çıkıyor istismar. Anne şöyle anlatıyor:

“UMMADIĞIMIZ BİR İNSANDI”

“O kişinin resmini astığımda kızım refleks gösterdi ‘Asmayalım onu’ dedi ve indirdi. Daha sonra sadece onu yanağından öptüğünü söyledi. Ben bunda kötü bir şey olmadığı düşüncesiyle bir şey yapmadım. Sonra hareketlerinin değiştiğini fark ettim. Bana ‘Anne korkuyorum, size bir şey yapmasından korkuyorum’ dedi. Sonra o kişinin ne yaptığını bütünüyle anlattı. Gerçekten güvendiğimiz bir insandı. Dede, baba gözüyle gördüğümüz bir insandı. Ummadığımız bir insandı.”

“ONU MEHDİ OLARAK GÖRÜYORDUK”

Baba ise Fatih Nurullah’ın kendisine evladı gibi yaklaştığını söylüyor:

“Fatih Nurullah’la aramız çok iyiydi. Bütün cemaatin hepsi biliyordu, beni evladından ayırt etmedi. Babamdan daha ileri seviyordum. Biz onu gerçekten peygamber vekili olarak görüyorduk. Son zamanlarda da mehdilik ilan etmişti. Biz yalan söylemeyeceğini düşünerek, onu gerçekten mehdi olarak görüyorduk.”

“KIZIMIN TEDAVİ OLMASINI İSTİYORUM”

Kızının yaşadıklarından çok etkilendiğini ancak henüz rehabilitasyonun başlamadığını belirten anne, “Ben biraz bu olayların bitmesine yakın tedavi olmasını istiyorum” diyor.

Baba, yasalara göre yasak olan tarikat ve benzeri yapılarda neden yer aldıklarını “Allah rızası için göze aldık” diyerek açıklıyor.

“BUGÜN OLSA YİNE GİDERİM”

Anne ise “Bugün olsa giderim” diyor ve ekliyor:

“Benim öyle bir düşüncem yok. Sonuçta biz oraya Allah için gidiyoruz, o kişi için gitmiyoruz. Ben o şekilde düşünmüyorum, bir korkum yok. Biz oraya Allah rızası için gittik, bugün olsa yine giderim. O yere değil ama. Bu saatten sonra hiç kimseye güvenemem. Aynı şey başıma gelir diye de sürekli korkarım. O yüzden tarikat benim için şu anda yok. Allah rızası için ne yapıyorsam evimde yaparım.”

AİLELERE ÇAĞRI

Çocuklarını tarikatlara emanet edenlere bir de çağrısı var anne ve babanın:

“Çocuklarının arkasında olsunlar. Sürekli gözetsinler. Eğer Kur’an kursu gibi bir yere veriyorlarsa, sürekli yanlarında olsunlar. Tabii ki çocuklarına dikkat etsinler. Hiç kimseye güvenmeden, herkes kendi çocuğuna kendisi sahip çıksın. Yoksa kimse, kimsenin çocuğuna gördüğümüz gibi merhamet etmiyor.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.