07 Temmuz 2020 Salı 14:10
Konda'dan 'Z kuşağı' araştırması: Ak Parti ne yaparsa yapsın...

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite giriş sınavları öncesi sosyal medya üzerinden gençlerle buluşmuş ve bu buluşma gençlerin iktidarı protesto gösterisine dönüşmüştü.

Z kuşağının isyanı” olarak tanımlanan bu gelişmeyi değerlendiren Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “‘Ak Parti ne yaparsa yapsın, bu gençlerle kolay barışamayacak. Çünkü Ak Parti özgürlükçü değil her şeyden önce. Z kuşağı; İYİ Parti, MHP ve HDP’ye yakın duruyor, öfkeleri baskın, daha net pozisyon istiyorlar” dedi.

"Z KUŞAĞI 'OY VERMEYE GİTMEYECEĞİM' DİYOR"

Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Murat Sabuncu ile T24 ekranlarında yaptığı Sayıların Dili programında ‘Z kuşağı  tartışmalarını’ yaptıkları araştırmalara da atıfta bulunarak analiz etti. 

Yaptıkları araştırmalara göre bu kuşağın yüzde yetmişinin var olan partilerin Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine inanmadığını belirten Ağırdır, “Bizim araştırmalarımızda gördüğümüz bu kuşağın yarıdan çoğu siyasi aktörlerden umutsuz olduğu için  “oy vermeye gitmeyeceğim” diyor. Ve nitekim gitmiyor zaten ağırlığı da. Sandığa gideceğini ve bir parti tercihinde bulunacağını söyleyenlerin içindeki oy oranları da Ak Parti ve CHP'nin Türkiye ortalamasından geride. İyi Parti, MHP ve HDP ise Türkiye ortalamasından fazla oy alıyor. Bu ne demek: Bu çocuklar daha net tavırlar istiyorlar. Daha net pozisyonlar istiyorlar. Sadece radikal demek istemiyorum... Çünkü öfkeleri baskın” dedi.

"İNTERNET VE İLETİŞİM DÜNYASININ İÇİNE DOĞDULAR"

Z kuşağı kavramının ABD’de geliştirilmiş bir modelleme olduğunu ve ve 2000 yılı sonrası doğanları ifade ettiğini belirten Ağırdır, “ Z kuşağı, 11 Eylül saldırılarından sonra devletin güvenlikçi bakışının hakim olduğu bir dünyaya doğdu. Ama aynı zamanda doğrudan televizyona, doğrudan bilgisayarlı internetli bir dünyanın içine doğdular. Yani senin benim gibi siyah beyaz günde 3 saat televizyon, sonra 8 saate çıktı, sonra renkliye döndük gibi bir süreci yaşamadan... Böylesine bir iletişim ve internet dünyasının içerisine doğmak demek, zaman ve mekandan bağımsız hareket edebilmeye, düşünebilmeye, iş yapabilmeye, örgütlenebilmeye daha yatkın olmak demek” diye konuştu.

"SOSYAL MEDYA YASAKLARINI ANLAMLANDIRMAKTA ZORLANIYORLAR"

Bu kuşağın, devletin onların önüne koyduğu sosyal medya yasakları ve sosyal medyayı denetleme çabasını anlamakta, anlamlandırmakta zorlandıklarını belirten Ağırdır, “Kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, isterse muhafazakar, isterse milliyetçiyim desin vesaire vesaire... Onun için davranış kodları farklı her şeyden önce. Ve daha da önemlisi kendilerine dair kararlara katılmak istiyorlar. Bu çocuklar  kimliklerine, biz yetişkinlerin olduğu kadar sadakat içinde değiller. Çünkü şu anda kimliklerinin değil, arzularının ve hayallerinin esas olduğu bir çaba ve hayat ritmi içindeler” dedi.

AK Parti'nin bu kuşağa özgürlük, hayallerini arzularını, kendilerini gerçekleştirme alanı açmayı vadetmediğini belirten Ağırdır, “AK Parti bir kimlik siyaseti üretiyor. Ve kimlik siyaseti üzerinden söylemlerine, bu tasarıyı, Siber Vatan tasarısını da hazırlayan beyefendinin söylemiyle de Batı'dan gelen kötücül niyetli manipülasyona karşı korunma kapasitelerini arttırmak vesaire... Ama bu çocuklar, burada, ancak o hayatta törpülendikçe ve hayallerine ulaşamayacağını gördüğü yerden sonra bu duygulara doğru yanaşmaya, oraya sığınmaya başlıyor. O ana kadar hâlâ kendi bireysel özgürlüğü kendi hayatına dair hayalleri ve arzuları... Dolayısıyla AK Parti ne yaparsa yapsın, bu gençlerle kolay barışamayacak. Çünkü AK Parti özgürlükçü değil her şeyden önce. Ama peki diğer partiler cevap üretiyor mu? Hayır, diğer partiler de buna cevap üretmiyor. Sadece İyi Parti, MHP, HDP demek, onların bir kısmının öfkelerini kanalize edebildikleri mecra olduğu için... Umut gördüklerinden değil, öfkesini gösterebildiği bir alan, bir zihni iklim yakaladığını, ayağını bastığını... Mekansal bir ilişki üretebildiği için oraya yanaşıyor.” diye konuştu.

“23 HAZİRAN'DA SONUCU BU GENÇLER BELİRLEDİ"

Yaptıkları araştırmalar ve seçim sonuçları birlikte değerlendirildiğinde son 3-4 seçimde oy vermeyenlerin yarısının genç kuşak olduğunun ortaya çıktığını belirten Ağırdır, gençlerin siyasete katılımı durumunda ortaya çıkacak değişiklik konusunda da Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nı kazandığı son yerel seçimleri örnek gösterdi.

Ağırdır, “2019 yerel seçimlerinde, İstanbul'da yenilenen Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde 31 Mart ile 23 Haziran arasında Ekrem İmamoğlu’nun oylarında 8 puan farkı yaratan şey, öbür, yani iktidar bloklarından gelen oy değil. O 8 puan farkın 4 puanının kaynağı 31 Mart'taki seçimlere katılmamış olan gençlerden bir kesimin 23 Haziran'da sandığa gelip Ekrem İmamoğlu lehine oy kullanmış olması. Çünkü onlar hani, adalet duyguları zedelendiği için, bu da olur mu dediği diye bir tepki gösterdikleri için geldiler, oy verdiler.” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.