12 Kasım 2020 Perşembe 13:40
Ve AK Parti'de kılıçlar çekildi: İktidara yakın gazete Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ı hedef aldı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 ay önce yine kendi atadığı Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ı görevden alarak yerine Naci Ağbal'ı ataması, ardından Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığından istifa etmesiyle Türk Lirası (TL) haftaya değer kazancı ile başladı. Albayrak'ın yerine de Lütfi Elvan atandı.

Piyasanın yeni atamaların ardından izleyeceği en önemli gelişme, TCMB'nin 19 Kasım tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı.

Naci Ağbal, 19 Kasım'daki PPK'ya kadar mevcut durumun gözden geçirileceğini, oluşacak veri ve değerlendirmelerle gerekli politika kararlarının alınacağını da vurguladı. Ağbal'ın açıklaması, faiz artışı sinyali olarak yorumlandı.

Tam da bu gündemde iktidara yakın Yeni Şafak gazetesi, ekonomi yönetimindeki değişiklikle birlikte faiz lobisinin yeniden sahneye çıktığını yazdı.

Yeni Şafak’tan İbrahim Acar’ın haberi şöyle:

Ekonomi yönetimini dolar-faiz-enflasyon üçgeninde kıskaca almaya çalışan faiz lobisi, akonomi yönetimindeki değişiklikle birlikte yeniden sahneye çıktı. Milletin vergilerinden oluşan hazine gelirlerine sürekli göz diken lobi, yeni Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal üzerinde baskı kurmaya başladı. Lobi, bu ayki Para Politikası Kurulu toplantısında yüksek bir faiz artışı olacağını iddia ediyor. Ağustos 2018’deki kur saldırısının ardından olduğu gibi Merkez Bankası’nın faizleri arttırmasını isteyen çevreler, Merkez Bankası Başkanı ve ardından da Hazine ve Maliye Bakanı’nın değişmesiyle faiz artışı beklentilerini açıkça dile getirmesi dikkat çekiyor.

KALKINMANIN DÜŞMANI FAİZ

Faiz lobisi; TL’nin dolar ve avro gibi rezerve para birimleri karşısında değer kaybetmesini faizlerin yükseltilmemesine bağlıyor. Yıllardır bu tezi Türkiye’ye dayatan lobi, yüksek faiz ortamında yüksek miktarda haksız kazanç elde etti. Mayıs 2013’te faizleri yüzde 4,5’e kadar düşürmeyi başaran Türkiye, gezi olaylarıyla durdurulmaya ve ekonomisi çökertilmeye çalışıldı. Ardından FETÖ üzerinden hükümeti düşürmeye çalışan faiz lobisi, 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye’ye diz çöktürmeye girişti ancak başarılı olamadı.

DÜŞÜK FAİZLE ÇOK ÜRETİM

Faizlerin düşük olduğu dönemlerde Türkiye’de kaynaklar, bankalarda tutulmak yerine yatırıma ve üretimde değerlendiriliyor. Bu da beraberinde bol üretim ve daha fazla ihracatı getiriyor. Üretimin artmasıyla birlikte enflasyon da aşağı çekiliyor. Faizlerin yüksek tutulduğu dönemlerde ise bankalar piyasaya kaynak sağlamak yerine topladıkları paraları faizde değerlendirme yoluna gidiyor. Bu da üretimi baltaladığı gibi, yüksek ithalata ve büyük cari açığa yol açıyor.

EKONOMİDE YENİ DÖNEM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faizci cephenin aksini söylüyor. “Faiz sebep enflasyon neticedir” diyen Erdoğan, bu tezini dün de dile getirdi. AK Parti grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Unutmayın faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz bunu aşacağız. Hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız. Vatandaşımızın satın alma gücünü korumak, gelir dağılımını daha da iyileştirmek buna bağlıdır ve bunu başaracağız. Bakanımız ve Merkez Bankası yeni başkanının hedeflemesini temel amaçlarımıza uygun şekilde istikrarlı, şeffaf, öngörülebilir bir seviyeye getireceklerine inanıyorum” dedi.

Son Güncelleme: 12.11.2020 13:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.