22 Mayıs 2020 Cuma 16:23
Ali Babacan-Bahçeli gerginliği devam ediyor!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni kurulan DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve İYİ Parti ile ilgili olarak 'FETÖ projesi' suçlamasında bulunmuş, buna karşılık Babacan ise "Memleketi batırdıkları günleri bir hatırlasınlar. Ülkeye hangi faydaları dokunuyor, bu ülke için ne yapıyorlar?" diyerek karşılık vermişti.

Babacan'ın verdiği yanıta karşılık MHP Genel Sekreteri ise Babacan için, partileşme sürecinde kendisine destek olan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e dair kinayeli bir benzetmede de bulunarak, "Kraliçe’nin, narin Gül’ünün sahaya sürdüğü piyon" demişti.

"TARİHSEL GERÇEĞİN HATIRLATILMASI"

DEVA Partisi, Babacan'ın açıklamasını "salt bit tarihsel gerçekliğin hatırlatılması" olarak nitelerken, konu hakkında kamuoyuna yazılı bir açıklamada bulundu:

"Genel Başkanımız, Bahçeli’nin iktidar ortağı olduğu üçlü koalisyon döneminde yaşanan ve yakın tarihimizin en büyük ekonomik krizi olan 2001 krizini hatırlatmıştır. 20’ye yakın bankanın battığı, milli gelirin dörtte birinin kaybedildiği, gecelik faizlerin % 7500’ü gördüğü, yıllık enflasyonun % 70’leri geçtiği, yazar kasaların başbakan önüne fırlatıldığı, insanların açlıkla karşı karşıya kaldığı, hatta tam da bu nedenle iktidarın ekonomiyi düzeltemeyeceğini idrak edip Dünya Bankası’ndan bir başkan yardımcısının ekonominin başına getirildiği bir dönemden bahsediyoruz."

"2001 KRİZİNDE İKTİDAR ORTAĞI OLAN BAHÇELİ BUGÜN YİNE İKTİDAR ORTAĞI"

Açıklamada, Babacan'ın gerek ekonomi gerekse dış politikanın başında olduğu dönemlerin dünyada “Türkiye’nin altın çağı” olarak adlandırıldığı belirtilirken, "bugün ise ülkemiz yeniden derin bir ekonomik krizin içerisindedir ve 2001 krizinde iktidar ortağı olan Bahçeli, bugün yine iktidar ortağıdır" diye belirtildi.

"Türkiye'nin altın çağı" benzetmesini ekonomiden sorumlu eski devlet bakanı Kemal Derviş de Babacan'ın idaresindeki ekonomi yönetimi için 2002-2007 yılları arasına dair kullanmıştı. "Derviş, Roma'da Aralık 2014'te katıldığı bir konferansta, 2007'deki seçimlerden sonra "demokrasi anlayışının seçimi kazananın istediğini yapması olarak algılanmasının" ve AB'den uzaklaşılmasının ekonomik büyümeyi yavaşlattığını iddia etmişti.

DEVA Partisi'nin açıklaması şu şekilde devam etti: "Ülkemiz her geçen gün, her geçen ay fakirleşmektedir. Milyonlarca çalışanımızın alın teriyle biriken ne varsa herkesin gözü önünde erimektedir. Devlet kurumlarının çoğu zafiyet içine düşmüştür. Böyle bir ortamda iktidar ortaklarından beklenen laf üretmek değil, iş üretmektir. İktidar ortaklarının görevi mazeret veya düşman aramak değil, çözüm üretmektir. Türkiye’nin içi boş tartışmalarla kaybedecek vakti yoktur. Halkımız her şeyin en iyisine layık."

DEVA Partisi, Türkiye'nin demokrasi, insan hakları, adalet ve ekonomi alandaki eksiklerine dair eleştirilerini dile getirmeye devam edeceğinin de açıklamada sinyalini verdi.

EKONOMİ YÖNETİCİLERİ VE GENÇLİK POLİTİKALARI

11 Mart günü kurulan DEVA Partisi, ekonomi politikaları ve en son olarak da gençlik stratejilerine dair çözüm önerileriyle gündeme gelmişti. DEVA Partisi, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsız ve etkin çalıştığı bir piyasa ekonomisi anlayışını önceliklendirirken, güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme vurgusunu sıklıkla tekrarlıyor.

SWAP KALICI BİR ÇÖZÜM DEĞİL

Babacan, Türkiye'nin son olarak limitini yükselttiği Katar ile swap (döviz takası) anlaşmalarına da kalıcı bir çözüm olarak bakmıyor ve Türkiye'nin ekonomi yönetimindeki sorunlarını çözmeyeceğini, Türkiye'yi dışa kapatıp küçültme riski taşıdığını ifade ediyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.