15 Ağustos 2019 Perşembe 13:30
Burhanettin Kocamaz: Siyasette ayrımcı dil olmaz!

Türkiye'nin çember altına alındığını dile getiren Kocamaz, böyle bir dönemde siyasette kullanılan üsluba daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Kocamaz, "Ülkenin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Ülkeyi yönetenlerin ayrıştırıcı sözleri tabandaki vatandaşlarımızı da etkiliyor. Zaten ülkemiz çember altına alınmış, içten ve dıştan kuşatılmış durumda. Her zamankinden çok daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız var. Neticede bu topraklarda hep birlikte yaşıyoruz. Mademki hep birlikte yaşıyoruz bu birlik ve beraberliği sürdürmek için çaba göstermek lazım. Sadece hakaretamiz ifadeler kullanarak siyaseti çirkinleştirerek bir yere varamayız" dedi.

Yeniçağ'ın haberine göre; İnsanların etnik yapısına veya inancına göre ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Kocamaz, şunları kaydetti: "Yılladır yerel yöneticilik yapmış biri olarak söylüyorum kökeni, inancı ne olursa olsun insanlara eşit yaklaşmak onları birleştirmek gayreti içinde olduk. Bu anlamda çok büyük mesafeler de kaydettik. Geçmişte kent içinde kalın duvarlarla ayrılan farklı inançtan ya da etnik yapıda olan insanlar bugün bir ve beraberler. Bunu Türkiye geneline yaygınlaştırmak lazım. Bizler kendimizi Türk milliyetçisi olarak addediyoruz. Türk milliyetçisi bu vatanı bu milleti bu bayrağı herkesten daha çok sevdiğini iddia eden insan demektir. 'Biz bu ülkeyi herkesten daha çok seviyoruz' diyorsak bu ülkenin bölünmesine parçalanmasına en fazla bizim karşı çıkmamız gerekir. Dolayısıyla Türk milliyetçilerinin böyle bir misyonu da var. O nedenle siyasette kullanılan ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dil üzüntü vericidir."

Belediyelerde akraba kayırmacılığına da değinen Kocamaz, her alanda liyakatin esas alınması gerektiğine dikkat çekti. Kocamaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Birçok belediye de bu gibi durumlar söz konusu. Özellikle yerel yönetimlerde liyakat maalesef son sıralarda geliyor. İnsanlar belediyeleri kapak atılacak yer olarak görüyor. Bu durum hoş değil. Bunun yanında eğer liyakati var ise akrabada olsa o kişiyi de değerlendirmek lazım. Akraba olduğu için alanında uzman kendisini iyi yetiştirmiş millete hizmet edeceğine inanılan bir insanın hak ettiği göreve getirilmemesi ve işsiz kalması da doğru değil. Her alanda liyakat öncelikli olursa, ırkına veya inancına göre insanlar ötekileştirilmezse faydalı işler yapılması daha mümkün olur. O nedenle her ne iş yapılıyorsa yapılsın liyakat esas alınmalıdır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.