12 Eylül 2020 Cumartesi 16:43
Erdoğan: Sayın Macron senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesinin 40. yılında, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda yapılan Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu'nda konuştu.

Darbelerin milli olmadığını belirten Erdoğan, "Üzerinde darbe gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişimizdir. Bu ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Elbette bu safhaya kolay gelmedik. Son 18 yılda, milletimizin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformu hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;

Bu sempozyumun düzenlemesinde emeği geçen başta Adalet Bakanımız olmak üzere tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. İnsanlık tarihinde birçok yönetim biçimi vardır. BU yönetim biçimleri arasında milli iradenin üstünlüğüne dayananların ayrı bir yeri bulunuyor.

"DARBELER MİLLİ DEĞİLDİR, MASUM DEĞİLDİR"

Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, geniş yelpazede farklılıkları barındıran bir uygulama alanına sahiptir. İstiklal Harbi’nin ardından demokrasi biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmamız için beklememiz gerekti.

Çok partili siyasi hayata geçiş ile demokrasi işlemeye başlamıştır. Şöyle dönüp, 1950’den bu yana baktığımız zaman demokrasi tecrübemizin darbelerle, vesayetlerle görüyoruz.

Evlatlarımızın dar ağaçlarında, terör saldırılarında can vermelerini bedel olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Ülkemizin değerlerine, inancına savaş açanları unutmayacağız. Türkiye’de bugüne kadar, özellikle vesayetin hiçbir oyunu meşru değildir. Milli değildir, masum değildir, onurlu değildir.

"MİLLET GÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR GÜÇ TANIMIYORUZ"

Milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği dirayet ile geçmişin hesabını yapmıştır. Milletimiz iradesini koyunca, hiçbir güç işe yaramıyor. Vesayet ancak milli iradenin alanının daralması ile mümkün olur. Biz bu dünyada, milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.

Son yıllarda yaşadığı onca ağır kayıpla beli bükülen Türkiye, 15 Temmuz’da yeni devletini kurduğu vatan topraklarından istiklaline bir kez daha sahip çıkmıştır.

Değerli misafirler, bugün 12 Eylül. Bugün hepimiz için takvim yapraklarındaki bir sayfadan daha fazlası olmalı. Türkiye 12 Eylül sabahı, gözlerini silahın gölgesinde açmıştı.

Ülkenin karıştırılması ile darbeye zemin hazırlamıştır. Ülkemizin ’70 cente muhtaç’ denilmesi, darbeye giden yolun taşlarını özellikle döşemişlerdir. Darbe haberi, Amerika’ya gittiği zaman ‘Bizim çocuklar başardı’ demeleri, darbenin arka planını görmek açısından önemlidir.

"12 EYLÜL PKK'YI GÜÇLENDİRDİ"

1983 seçimlerinin darbecilerin işaret ettiği siyasi parti yerine rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu partinin zaferi ile sonuçlanmasını da bu çerçeve içerisinde değerlendirmek gerekir.

Değerli misafirler, Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlayan karanlık odak, darbenin sonrasını da hazırlamıştır. Bu sayede ülkemizin hala çözmeye çalıştığı sorunların temelini oluşturmuştur. Askeri rejimin sol yapılara sert bir şekilde tasfiyeye girişmesi, PKK’nın yapılanmasını güçlendirmiştir.

Anadolu’nun küçük birliğindeki Milli Türk Talebe Birliği Şubesi, darbeciler tarafından kapatıldı. Bununla kalınmıyor, binadaki dergiler de sobada yakılarak ortadan kaldırılıyor. Yerli ve milli nesillerin yetişmesine katkı sağlamış nesiller engelleniyor.

Bu sıradan bir kitap düşmanlığı değildir, milletimizin değerlerini tutan hafızanın yok edilmesidir. Ülkemizin fikir hayatı, 12 Eylül darbesinden sonra eskisi kadar canlı olamadı. Neredeyse gençlerimizin zihniyeti, tercümeye dayalı siyasi akımlara bırakıldı.

Milletimizin adet hayat damarları olan dini hassasiyetleri, kültürel birikimleri FETÖ ve benzeri sapkın yapılar öne çıkarıldı. IMF'ye muhtaç ve mahkum hale getirildik. Bunu bizzat şahsım yaşadım.

İşte göreve geldiğimizde IMF'ye olan borç 23,5 milyar dolardı ve hamd olsun 2013'te IMF'ye olan bu borcu sıfırladık. Artık bizim borcumuz filan kalmadı. Ama ana muhalefet 'bak ekonomik sıkıntılarınız var, durmayın IMF'ye müracaat edin, bu ülke ayakta kalsın' Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz. Bu ülke kendine yeter.

"ÜZERİNDE DARBE GÖLGESİ OLMAYAN TEK KÖKLÜ DEĞİŞİM, CUMHURBAŞKANI HÜKÜMET SİSTEMİ'DİR"

Son dönemde sıkça gündeme getirilen pek çok sancılı meselenin kökünde yine 12 Eylül'de tohumları atılan sosyal çarpıklıklar vardır. Gençlerimizin tarihleriyle, kültürleriyle ilgilenmektense sapkın hayat biçimlerine, ahlaksızlığa, lümpenliğe teşvik edilmesi 12 Eylül'ün ülkemize bıraktığı kötü mirastan birisidir.

Darbe ve vesayet düzeni Türkiye'ye doğrudan müdahalenin ağır sonuçlarıyla karşılaşmak istemeyenlerin hep vazgeçilmez araçları olmuştur.

Üzerinde darbe gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişimizdir. Bu ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Elbette bu safhaya kolay gelmedik. Son 18 yılda, milletimizin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformu hayata geçirdik.

Ülkemizin bu çıtalı adımlarını, iddialı bir vizyonun habercisi haline dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak sayın Bahçeli ve arkadaşları ile gerçekleştirmeyi başardık.

Dayanışma olduktan sonra bu milletin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Milletimizin ortak hayalleri olan 2023 hedeflerini ortaya koyduk.

Milletimize kadar günü değil, geleceği düşünen bir yönetime sahip olduğu mesajını verdik. Tabii bu mesajı, Türkiye’yi darbe ve vesayet ile dilediği gibi yöneten odaklar da aldı.

Bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak, yeniden darbe ve vesayet ile yönetmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Yolsuzluk, gezi, hendekler, hepsi bunun bir parçasıdır. Darbe dönemlerinde sindirme uygulamaları gibi senaryoları olan bu zihniyete izin vermeyeceğiz.

"SAYIN MACRON, SENİN ŞAHSIMLA DAHA ÇOK SIKINTIN OLACAK"

Suriye’de bir terör devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Libya’da darbeci hafter ve onun paralı Abu Dabi yönetimin desteklediği silahlı güçleri var. Onun yanında bakıyorsunuz Fransa sürekli gündemde. İsim olarak anmak istemiyorum ama şahsımla çok uğraşıyor.

Sayın Macron, senin şahsımla çok sıkıntın olacak. Defalarca sana bu söyledim, bak sen Fransa’nın tarihini de bilmiyorsun dedim. Türk milleti ile Türkiye ile uğraşma. Afrika’nın tarihi, Fransa’nın tarihidir. Afrika’da insanları öldüren sizsiniz, siz bize insanlık dersi veremezsiniz.

Bunlar Libya’ya da çok çektirdiler. Afrika’nın diğer ülkelerine niye girmek istiyorlar, bakır için, krom için, altın için girmek istiyorlar. Afrikalı liderler, bize bizzat anlattı.

Ey Macron, sen ne yaptın. Dirsek temasında oldukların ne yaptı. Türkiye özellikle ordusu ve diplomasisi ile hedeflerine çok daha hızlı şekilde ilerlemeye başladı. Yunanistan’ın yaptıklarına bakın neye güvenerek yapıyor.

Kendisine destek vereceğine inandıkları ile adaların etrafında tur atıyorlar. Bu işlere girmeyin, yanlış yollara girmeyin. Komşu komşu diyorsunuz, komşuluğun gereğini yapın.

Her ne kadar ülkemizde azımsanamayacak kadar darbe ve vesayet özlemcisi varsa da milletimizin bunlara fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Ülkemizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız.

Sözlerimize son vermeden önce Türkiye’nin hak, hukuk, demokrasi mücadelesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Sözlerimize son vermeden önce Türkiye’nin hak, hukuk, demokrasi mücadelesinde emeği geçen siyasilerimize, Gazi Mustafa Kemal'e ve bugüne kadar demokrasi mücadelesi verenlere teşekkür ederiz.

Yeniçağ

Anahtar Kelimeler:
ErdoğanMacron
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.