01 Ağustos 2020 Cumartesi 17:25
İYİ Partili Aytun Çıray'dan 'Korona sansürü' çıkışı

İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı ve İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, AK Parti Hükümeti’nin COVİD-19 pandemisi ile mücadele sürecinde başarısız olduğunu dile getirdi.

Çıray, yaptığı yazılı açıklamada İYİ Parti'nin 30 Ocak’ta verdiği koronavirus araştırma önergesinin AK Parti  ve MHP oylarıyla reddedildiğini anımsatarak, "31 Ocak’ta yaptığım kamuoyu açıklamasında tedbirlerin yetersiz olduğunu belirtmiş ve Şubat ayı boyunca Umre başta olmak üzere tüm yurt dışı temaslı turistlerin ülkemize girişlerinde karantinaya alınmasının gerekliliğini vurgulamıştım. 11 Mart’ta ülkemizde tespit edilen ilk vakadan önce ise bu hastalığın bir pandemi olduğunu ve ülkemizde de varmış gibi tedbir alınması gerektiğini ciddiyetle dile getirmiştim. İlk vakadan sonra okulların kapatılması, liglerin ertelenmesi ve yurt dışı giriş çıkışlarının vakit kaybedilmeksizin kapatılması gerektiğini söyleyerek 18 Mart’ta ülke çapında tıbbi karantina uygulanması gerektiğini aksi takdirde bu yayılmanın önlenemeyeceğini söyledim. Tıbbi karantinanın nasıl yapılacağını da defalarca dile getirmiş olmama rağmen sokağa çıkma yasağı ve tıbbi karantina arasındaki farkı bilmeyen AKP yöneticileri, bütünsellikten ve bilimsellikten uzak bir şekilde alınan sokağa çıkma yasağı kararları ve yaş kısıtlamaları ile bu salgın krizini kontrol altına almaya çalışarak başarısız bir süreç yönetmiştir” dedi.

"SANSÜR YENİ BİR COVİD-19 ALARMIDIR"

Şehirlerarası seyahatlerin izne bağlanması gerektiğini, yoğun vaka olan illerin izolasyonunu, özel hastanelere kamu kontrolü önerisini, il bazında pandemi kurullarının kurulmasının önemini, test kitlerinin iyileştirilmesi gerektiğini, bilim kurulunun yeniden organize edilmesi gerektiğini ve Cumhurbaşkanı’na çağrı yaparak ülke çapında karantina yapılmasının hayati önem taşıdığını tüm kitle iletişim araçları vasıtasıyla duyurduklarını belirten Çıray, “Karamsarlık yaymak gibi bir niyetimiz yok, ama tüm bu önerilerimize rağmen taksit taksit, bilimsellikten uzak bir şekilde ve gecikerek tedbirleri uygulamaya devam eden AKP hükümeti, hiç de güvenilir olmayan hasta-vefat sayılarına bakarak kontrol altına alınmamış bir salgın sürecinde 1 Haziran itibariyle ülkemizi -güya- normalleşme sürecine sokmuştur. Esasen normalleşme süreci adını verdikleri bu süreç İngiltere’nin deneyip adeta bir felâkete neden olduğu ‘Sürü bağışıklığı’ modelidir. Nitekim bu süreç sonunda bugün geldiğimiz noktada hasta sayıları artmış ve Ankara gibi sağlık kuruluşlarının en gelişmiş olan ilimizde bile yoğun bakım yatak sıkıntısı ortaya çıkmıştır. Sağlık Bakanı’nın her gün açıkladığı sözde bilgilendirme tablolarından entübe ve yoğun bakında yatan hasta sayıları çıkartılmıştır. Bakanlık COVİD 19 tablosuna gelen sansür bir alârm işaretidir" görüşünü savundu.

"GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAZLARSA SONBAHARDA SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKER!"

Haziran ayından itibaren resmi verilere göre toplumsal düzeyde bulaşıcılığın kontrol altına alınamadığını ifade eden Çıray, salgının geldiği son aşamadan çok büyük bir endişe duyduğunu vurguladı. Çıray, “Türk Toraks Derneği yetkililerinin gözlem ve araştırmaları sonucu vardıkları bilgi, vaka sayılarındaki artışın resmi rakamların çok üzerinde olduğu yönündedir. TTD yetkililerine göre hastanelere yatışı yapılan COVİD-19 hastalarının sayısındaki artış yeni hasta servislerinin açılmasına sebebiyet verecek ölçüdedir. Düğünlerin, asker uğurlamalarının, cenazelerin ve diğer toplu bulunulan ortamlar devam ediyor ve derinleşen ekonomik krizin de etkisiyle hükümet yetkilileri tarafından topluma İYİmserlik aşılanıyor. Bu kafa ile salgının kontrol altına alınması imkansız olduğu kadar, Türkiye’deki salgın seyrini giderek kötüleşiyor. Başta Sağlık Bakanı olmak üzere, her konuda son karar verici olan Sayın Erdoğan’ın dikkatlerini çekiyorum: Derhal gerekli önlemleri almazsanız sonbaharda sağlık sistemi çöker" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.