\

Son yıllarda Washington’la ilişkilerimizin gözle görülür birtakım arızalar vermeye başlaması ve nihayet geçtiğimiz hafta itibarıyla bu arızaların kriz boyutuna ulaşmış olması tek bir faktörün eseri olarak görülemez. Mesela problem üreten başlıca faktörlerden biri Türk toplumuyla Amerikan toplumunun ve dolayısıyla iki ülkenin medyasının, aydınlarının, siyasi liderlerinin aynı dili konuşmaktan uzak oluşları. Dil farkı derken Türkçe ile İngilizceyi kastetmiyorum elbette. İki ülkenin özgün değer sistemleri, birbirinden farklı siyasi gelenekleri ve yönetim anlayışları var. Bir ülkede doğal görünen bir tutum diğer ülkede kabul edilemez bulunabiliyor. Bir toplumun belirli konulara yönelik hassasiyetleri diğer toplum tarafından anlamsız bulunabiliyor veya en azından aynı derecede önemli ve hayati bir konu olarak görülmeyebiliyor. İşte bu faktör diğer faktörlerin de etkisini arttırıyor, çünkü aynı dili konuşmayan muhatapların aralarındaki sorunları müzakere etmeleri zor oluyor.

yazının tamamı için tıklayınız...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.