07 Ocak 2022 Cuma 11:49
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar: İYİ Parti'nin yükselişi diğer partileri rahatsız ediyor!

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar, anket çalışmalarında partisinin oy oranlarını, erken seçim iddialarını, yeni ekonomi modelini Ben Haber'e değerlendirdi.

-Integral Araştırma şirketinin en son yaptığı ankete göre, oy kaybeden partiler, yerini koruyan partiler var. En dikkat çeken İYİ Parti’nin yükselişi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhur İttifakı'nın her iki paydaşı, AK Parti ve MHP üye kaybediyorlar. Dolayısıyla seçmen kaybediyorlar. Biz 4 yıllık bir partiyiz, yıl sonu üye sayımız Türkiye genelinde 511 bini aştı. Genel Başkanımız Meral Akşener de grup toplantısında teşkilat başkanlarına teşekkür etti.Bu bizde rehavet yaratmaz. Bizim hedefimiz yıl sonuna kadar 1 milyon üye sayısı. İzmir'de 22 bini bulduk, ayda 1500-200 bandında ilerliyoruz. 2022 yılının sonuna kadar 30 bini yakalayacağız.

-Meral Akşener'in halkla içiçe olması, vatandaşların sıkıntılarını dinlemesi, vatandaşlar özlem duyduğu tabloyu yaşıyor diyebilir miyiz, üye artışlarında bu sıcak temas yüzde kaç etkili oldu?

Yüzde 90 Meral Akşener, yüzde 10 teşkilatlar diyebilirim. Çünkü genel başkanımızın yakın dönem Türk siyasetine kazandırdığı bir duruş, söylem var. Kutuplaşma üzerine kurulu, kendi iktidarlarını sürdürebilme adına siyaset geliştirmenin topluma hiçbir şey sağlamayacağı gibi birçok şey de kaybettirir. İnsanlar özgür iradeleriyle, hür düşünceleriyle elbette siyasi tercihte bulunabilirler. Hizmet aldıkları, memnun kaldıkları iktidarı devam ettirebilirler. Ama oy verenler ve vermeyenler diye bir kutuplaşma üzerine siyaset kurup, bunu da sistem değişikliğine kadar taşımak bu işin kaynama noktasını gösterdi. 2018 yılında 'tek adam rejimi' döneminde ekonomik, dış politikada, sosyal politikalarda kayıplarımız oldu. Ülkede yönetiminden kaynaklı belirsizlik yaratıldı. Kutuplaşma normal günlük yaşantısını devam ettiren apolitik insanlar üzerinde bile ağır baskı unsuru oluşturdu. Burada yorgun bir halk kitlesi var. İşlerin iyi gitmediği ortada. Dolayısıyla kardeşlik hukukuyla birlikte demokrasi hukukunun da yerleşmesi açısından yeni bir döneme ihtiyaç var. İşte bir lider duruşuyla genel başkanımız, yüzde 90'lık dediğim kesimden teveccüh kazandı. Bu teveccüh üyeye dönüştü, sandık kurulduğu zaman da oya dönüşmüş olarak partimizi iktidara getirecektir diye düşünüyorum. 

"BAKAN NEBATİ ARTIK KAHKAHA ATTIRIYOR"

-Millet ittifakı olarak parlamenter sistem istediğinizi biliyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, MÜSİAD toplantısında 'Yeni ekonomi modelinde başkanlık sisteminin getirdiği hızlı hareket etme imkanlarını değerlendirdik” dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evlere şenlik bir bakanımız var. Kendisi ekonomist değil, kamu yönetimi mezunu ticaretle uğraşan biri. Büyük ihtimalle kendisinde bir şeyler görmüşler ki böyle bir tercihte bulundular. Berat Albayrak dönemini bile aratan, insanların ekonomik sıkıntı yaşadığı, çarşı-pazarın alev yeri olduğu, tencerelerin kaynamadığı bir dönemdeyiz. Ama maşallah Hazine ve Maliye Bakanı ekonomiye büyük bir katkısı olmadığı gibi, insanların yüzlerinde bir tebessüm bıraktırabiliyor. Sayın Nebati'nin sözleri yüzlerdeki tebessümü kahkahaya dönüştürecek türden açıklama diyebilirim. İşin içinden gelen ticaret adamıyım ve eğitimim de bu alanda. Ülke ekonomisiyle ilgili küçük de olsa kendi değerlendirmem var. Dizginlenemeyen bir hayat pahalılığı, enflasyon karşısında sabit kura benzer bir uygulamanın, günlük hayatımıza hiçbir etkisinin olmadığı gibi, ağır etkisini de yılbaşı akşamı gördük. Elektrik, doğalgaza gelen zamlarla yaşadık. 

"YÜKSELİŞİMİZ DİĞER PARTİLERİ RAHATSIZ EDİYOR"
-İYİ Parti'nin bu yükselişi sizce diğer partileri tedirgin ediyor mu?


Ediyor ki gittiğimiz yerlerde kurulan tuzaklardan, bizim tarafımızdan engellenen provakasyonlardan anlıyoruz. Yer vermemek, yok saymamak gibi durumdan artık biz kabul edilebilir, oy potansiyeli olan iktidar odaklı bir siyasi parti olduk. Elbette ki Cumhur İttifakı'nın bileşenlerini ya da diğer partileri rahatsız ediyoruz. Bu, hayatın ve siyasetin doğal akışı içinde olabilir. Yeter ki çok medeni şekilde, demokratik çerçevede bir yarış olsun. Kuruluş aşamamızda önümüze getirdikleri engelleri aştık. Şimdi genel başkanımızın liderliğinde milletimizle kucaklaştık. Sayın Meral Akşener, 4 il ziyaretinden sonra, yaklaşık 81 il ve ilçesini ziyaret etmiş olacak. Milletin derdini yerinde dinleyerek, onun da bir basamak üstüne çıkarak milletin kürsüsü olan grup başkanlık salonumuzda, bu vatandaşlarımızı sağır ve kör olmuşlara da ses olsun diye konuşma fırsatı veriliyor. Dolayısıyla endişeleri çok, ama endişelenmelerine gerek yok. Demokrasilerde en kutsal şey seçmen iradesidir. Bundan kimse korkmasın diyorum.

"İKTİDARLARINI KAYBEDECEKLER"
-Erken seçim olmayacağı konusunda kesin söylemler var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Zaman kazanmak için, seçmen kitlesine vaatte bulunarak, bazı alanlarda iyileştirme düşünülerek söylemlerde bulunuyorlar. EYT, 3600 ek gösterge, atamalar konuşuluyor. Biz bunları yıllardır dile getiriyoruz. Bugüne kadar kıllları bile kıpırdamamışken, şimdi bu yönde atılmış adımlar var. Ancak bu adımları atarken de ülkenin gerçekleriyle ilgili olmayan bazı alanlarda deneme yanılma yapıyorlar, eksikleri sonradan tamamlıyorlar. Asgari ücret, memur ve emeklilere yaptıkları gibi... İl binamıza yaklaşık 1 ay önce sayaç koyduk. Gününde seçim olsa 527 gün kaldı. 527 günün sonunda seçmen kitlesinin hatıralarında kaldıkları kadar oy alırlar. Bu ülkenin seçmeninin artık değişimden yana oy kullanacağı apaçık ortadadır. Yapılan anket çalışmaları da gösteriyor, kendileri de görüyor. Ve bunları gördükleri için büyük sıkışıklık içinde bazı vaatler verilip, adımlar atılıyor ve daha da atacaklardır diye düşünüyorum. Ancak engel olamayacakları bir şey var. Yarattıkları huzursuzluk ve huzursuz insanın ekonomik sıkıntıları var. Dolayısıyla oy kaybı kaçınılmaz. İktidarlarını kaybedecekler, milletimiz Millet İttifakı'nın iktidarıyla buluşmuş olacak. Ve yeni dönem başlamış olacak. 

-Yeni dönemden neyi kastediyorsunuz?

Yeni dönemden kastım, Millet İttifakı'nın 13.Cumhurbaşkanıyla beraber, parlamentodaki güçlü bir aritmetik tablosuyla tekrar güçlendirilmiş, iyileştirilmiş parlamenter sisteme dönüş dönemi başlamış olacak. Bu sistem 1-1,5 yıl içerisinde tamamlanır, hayat normale döner. Ülke kaynakları yani milli gelir eşit şekilde vatandaşa ulaşırsa, refah artar, huzur gelir diye düşünüyorum.

"3-6 AY İÇİNDE EKONOMİYİ GÖRECEĞİZ"
-İzmir'de ekonomik alandaki sıkıntılar, ticaret sektöründe esnafın yüzde kaçına kepenk indirtti?


Ekonomik kriz demeyelim de ekonomik kırılma diyelim. Buna tedbir almayan hükümet, kendi bildiğini uyguladı. Muhalefetle hiç görüşme yapılmadı. Sayın Meral Akşener, 'Memleket Masası' etrafında bütün liderleri ya da tek tek görüş alışverişinde bulunulsun diye bir önerisi vardı. Ancak kabul görmedi, hiçbir zaman da kabul görmez. Çünkü ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzlaşmacı bir tavrı iktidara geldiği günden beri görmedik. Görmek de mümkün değil. Böyle bir siyasi anlayış ve ülke yönetimi var. Yüzde 20 civarında kapanma, iş yavaşlatma, personel çıkarma, hacim küçültme var diyebilirim. Büyük bir kısmının da gelecekle ilgili sıkıntıları mevcut. 3-6 ay içinde nerelere geldik hep birlikte göreceğiz. Karamsarlık kötü bir şey, inşallah olmaz. Ülkenin ekonomik sıkıntıya girmesi sebebiyle iktidara koşa koşa geleceksek, gelmeyelim. Dövizin yükselmesini isteyenler var diye söylemlerde bulunuyorlar. Niye dövizin yükselmesini isteyelim. Dövizin yükselmesini isteyecek akıl şundan yoksun demektir. İthalatının yüzde 80'iyle ihracat yapan, yüzde 100 ithalat yapılan kalemler var. Ben niye artmasını isteyeyim ki... Ben Türk Lirasının, dünyada dolaşan para birimi yani doların karşılık değerinde olmasını isterim. Madem indirecektiniz, 12 lirayken indirseydeniz. Faiz sebep enflasyon sonuç. Böyle bir şey yok. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi uygulamayı getirirlerse getirsinler, böyle bir şeyin iktisat literatüründe yeri yoktur. Üretimin olduğu yerde kalkınma olur, kalkınmanın olduğu yerde de para biriminiz değerlenir. 

"İZMİR'DE 15 İLÇEYİ ALACAĞIZ"
-2024 yılının Mart ayında yapılacak olan seçimlerde kaç ilçeyi alacağınızı tahmin ediyorsunuz?


Anket çalışmalarında şu anda yüzde 20'ler bandındayız. Biz yüzde 25'i bulduğumuzda elbette İzmir'in 30 ilçesinden en az 15 ilçesini biz alacağız, alırız. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ortaya çıkacak ancak elimizdeki veriler bu sonucu çıkarmamıza yol çiziyor. 

-Milletvekili sayısı olarak öngörünüz nedir?
İçeriden 6 milletvekili alırız diye düşünüyorum. Milletimize güveniyoruz.

-Siz milletvekilliğine sıcak bakıyor musunuz?
2018 yılında yapılan seçimlerde 2.Bölge 4.sıra milletvekili adayıydım. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim, en çok gezen adaydım. 16 ilçeyi 3 kez turladım, hemen hemen yüzde 60 civarında köylere de gittim. Sonra seçimden sonra il başkanı oldum. Allah nasip etmişse olabilir. Sizin istemenizle olmuyor, seçmen de oy verecek tabii ki. Böyle bir şey olabilir belki.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.